« Önceki |

28/11/2009

Yanıklar hemen iyileşecek

Sağlıklı bölgeden alınan deri hücrelerinin sıvı hale getirilip sorunlu bölgeye püskürtülerek çok kısa sürede yanıkların tedavi edileceği belirtiliyor.

Wake Forest Institute for Regenerative Medicine'dan Dr. James Holmes'un yürüttüğü çalışmada, yanık bölgenin iyileştirilmesi için hastadan alınan posta pulu büyüklüğünde bir deri kullanılıyor. Sprey sayesinde ölümcül enfeksiyonların azaldığı görüldü. Yanık yaralarının hızlı bir şekilde iyileştirmesi gerektiğini söyleyen bilimadamları, "Biz bunu gerçekleştirene kadar bu yaralar kan kaybediyor ve hasta yaşamını tehdit eden enfeksiyon riskiyle karşılaşıyordu" dedi.

Yanıklarda sürekli zamana karşı yarıştıklarını belirten uzmanlar bu spreyin tüm yanık türlerinin tedavi sürecinde zamanı geri çevirebileceğini açıkladılar.

Zaman

28/11/2009

Midesi ağrıyanlara özel diyet

 

Sakarya Vatan Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Hüsnü Yeşilot, çeşitli mide rahatsızlıkları sebebiyle mide ağrıları çekenlere özel bir mide koruma diyeti hazırladı. Yeşilot, bu koruma diyetinin uygulandığı taktirde mide ağrıları ve şikayetlerinin sona ereceğini söyledi.

Hastalarına neyi yiyecekleri, neyi yiyemeyeceklerinin belirtildiği 'Mide koruma Diyeti' ismi altında bir liste oluşturan Yeşilot, bu listeyi bütün hastalarına muayeneden sonra veriyor. İki kısımda oluşan diyet listesinde mide için faydalı ve zararlı yiyecekler sıralanıyor. Yeşilot, midesi sağlam olsun olmasın herkesin çok üzüntü ve fazla heyecandan kaçınması, yemekten sonra hemen hareket yerine bir süre dinlenmesi, aşırı soğuk ve sıcak yememesi, çürük dişlerin yapılması, düzenli ve az yenilmesini tavsiye ediyor.

Yeşilot'un mide koruma diyetine göre yenmesi gereken yiyecekler şunlar: "Tuzsuz beyaz peynir, kaymaksız süt, çok çok açık çay, haşlama yumurtanın beyazı, azar azar arı balı, pirinç, şehriye, yayla, domates çorbası, evde yapılan komposto, taze yoğurt, sütlaç, muhallebi, haşlama makarna, haşlama patates, patates püre, pirinç lapa, sebzeli köfte, ızgara köfte, ızgara balık, haşlama et, haşlama tavuk, buğulama balık, olgun muz, portakal suyu, taze ayran, taze kabak dolma, taze fasulye yemeği, semiz otu yemeği."

Yeşilot'un mide koruma diyetine göre yenmemesi gerekenler de şöyle: "Lahmacun, çiğ köfte, bulgur pilavı, demli çay, kola, kahve, limon, çilek, ham ve olgunlaşmamış ekşi meyveler, lahana, pırasa, soğan, sarımsak, kereviz, bol baharat, tuzlu ve turşular, alkollü içecekler, sirke."

Cihan

28/11/2009

Seyahat ağrıları kabusunuz olmasın!

Özellikle uzun yolculuklar sırasında oluşan bel, sırt ve boyun ağrılarından herhangi bir ekipman olmaksızın bazı basit esneme hareketleriyle kurtulmanın mümkün olduğu bildirildi.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzun yolculuklarda yaşanan bel, sırt ve boyun ağrılarının çoğu zaman tatil keyfini eziyete çevirdiğini söyledi.

Uzun süreli oturmanın, bel, sırt ve boyun bölgesine bir süre sonra ek yük bindirdiğini belirten Akı, özellikle uzun süre koltukta otururken vücudun aldığı kötü pozisyonun omurga üzerine daha fazla stres bindirdiğini vurguladı.

Uçak, otobüs ya da araba yolculukları sırasında düzenli olarak yapılacak esneme hareketlerinin yolculuğun yol açtığı ağrıların azalmasına yardımcı olduğuna dikkati çeken Akı, şu tavsiyelerde bulundu:

''Boynunuzu gevşetmek için başınızı sola çevirin ve yaklaşık beş saniye süreyle bu konumda tutun. Başınızı yeniden öne çevirin, daha sonra sağa çevirin ve beş saniye bu şekilde tutun. Beş kez tekrarlayın. Omuzlarınızı ve boynunuzu gevşetmek için, kollarınızı vücudunuzu kenarında tutarken omuzlarınızı yukarı kaldırıp bu pozisyonda yaklaşık beş saniye durun ve daha sonra istirahat pozisyonuna dönün.

Dik ve oturur konumdan öne doğru eğilerek gövdenizi yavaşça dizlerinize yaklaştırın. Kollarınızı yana bırakın ve daha sonra kollarınızla bacaklarınızı sarın. Derin nefes alıp verirken bu pozisyonda 20 saniye durun, daha sonra normal oturur pozisyona dönün. Ayakta dururken ellerinizi sırtınızın alt kısmına koyun ve belinizi geriye doğru yavaşça esnetin. 10 saniye bekleyin, gevşeyin ve vücudunuzu dik duruma getirin. Beş kez tekrarlayın. Ellerinizi kalçalarınızın üzerine koyun ve vücudunuzu sola bükün. Bu pozisyonda 5 saniye süreyle bekleyin. Dik pozisyona geri dönün, sağa esneyin ve beş saniye bekleyin.''

Oturur durumdayken ayakları, parmak uçları yerle temas halindeyken topukların üzerinde yükseltmenin de çok faydalı olduğunu anlatan Akı, ''10 saniye süreyle bu pozisyonda bekleyin. Topuklarınızı tekrar yere değdirin ve 10 kez tekrarlayın. Bu gerçek bir baldır gerdirme egzersizi olsa da tüm belinizin esnediğini hissedeceksiniz'' diye konuştu.

AA

28/11/2009

Tatlı yerine meyve ikram edin

Domuz gribi ve mevsimsel gribe karşı bol meyve tüketilmesini isteyen uzmanlar, Kurban Bayramı'nda da tatlı yerine meyve ikram edilmesini tavsiye ediyor.

Domuz gribi ve mevsimsel gribin soğuk havaların da etkisiyle her geçen gün biraz daha etkisini göstermesine karşı uzmanlar bol ve çeşitli meyve tüketilmesini öneriyor.

Kurban Bayramı dolayısı ile şeker ve şekerli gıdaların yanında et tüketiminin de arttığını dile getiren uzmanlar, özellikle şişmanlık, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide ve şeker hastalığı olanların daha dikkatli davranması gerektiğini ifade ediyor.

Bayramlarda özellikle tatlının çokça tüketilmemesini isteyen yetkililer, bunun yerine meyve ikram edilmesinin daha sağlıklı olacağını belirtiyor. Grip salgınına karşı en etkili korunmanın bol ve farklı renkteki meyvelerin tüketimi olduğunun üzerinde duran uzman doktorlar, sabah kahvaltısında da olmak üzere her öğünde meyve tüketilmesine özen gösterilmesi tavsiyesinde bulunuyor. Günlük en az 5 porsiyon meyve yenmesinin sağlık açısından önemine dikkat çeken yetkililer, kış aylarında bolca bulunan mandalina, portakal, elma, greyfurt tercih edilebileceğini belirtiyor.

Kurban Bayramı'ndaki beslenme, gıda tüketimi ve grip salgını konusunda uyarılarda bulunan Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Fazlı Erdoğan, küresel grip salgını, soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığında artışlar yaşandığını dile getirdi. Erdoğan, bu hastalıklardan korunmak için aşılanma, kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için dengeli ve yeterli beslenmenin önemini vurguladı. Domuz gribi ve mevsimsel gribin yayılması konusunda da uyarılarda bulunan Erdoğan, Kurban Bayramı'nda özellikle yakın temaslardan kaçınılması gerektiğinin altını çizdi. Bol et tüketiminden de kaçınılması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, bunların gıda zehirlenmelerine ve acil vaka artışlarına neden olabileceğine vurgu yaptı.

Kurban Bayramı'nda tatlı tüketimine de dikkat edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Bayram kutlamalarında tatlı önemli bir gelenek. Fakat bazen geleneklerimizden taviz vermemiz gerekir. Özellikle kış aylarında artış gösteren mevsimsel grip ve dünyayı etkisi altına alan domuz gribine karşı çeşitli sebze ve meyve tüketimi çok önemli. Bence bayramda tatlının yerini artık insan sağlığı açısından önemli olan meyvelerin alması gerekir." şeklinde konuştu.

Cihan

28/11/2009

Domuz gribi olan hastaya ayrı tuvalet!

Sağlık Bakanlığı'nca, domuz gribi geçiren hastaların mümkünse ayrı tuvalet kullanması, 19 yaşın altındakilerin ise aspirin almaması önerilerinde bulunuldu.

Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu'nun önerileri doğrultusunda Pandemik (H1N1) 2009 Gribi Klinik Vaka Yönetimi şemasını yeniden düzenledi.

Buna göre, domuz gribi hastalarında en fazla ateş, öksürük, boğaz, baş, kas ve yaygın vücut ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma ve ishal görülüyor.

Sağlık kurumlarına başvuranların yüzde 1'inde hastaneye yatış, yatanların yüzde 10-30'unda yoğun bakım, yoğun bakımdakilerin de yüzde 20'sinde solunum cihazına ihtiyaç duyuluyor.

Nefes darlığı ve solunum güçlüğü olmaksızın 38 derece ve üzerinde ateş, kuru öksürük, boğaz, baş ve kas ağrısı, burun akıntısı, kırıklık, özellikle çocuklarda aşırı sıvı kaybı bulunmaksızın ishal veya kusma gibi bulgular ortaya çıkması halinde, hastalık hafif ve orta seyirli kabul edilecek.

Ağır solunum problemi, aşırı sıvı kaybı, şok, anormal kan basıncı, bilinç değişikliği, hastalığın hızlı ilerlemesi ve normalden uzun sürmesi gibi durumlarda da vaka ağır kabul edilecek.

Hastaneye yatırılmasına gerek olmayan hastalara evde korunma ve tedaviye yönelik önerilerde bulunulacak.

Karaciğerde yağ birikimi ve beyin içi basınçta aşırı yükselmeyle kendini gösteren ''Reye Sendromu'' gelişme riski nedeniyle 19 yaşın altındakilerin aspirin kullanmaması, bunun yerine parasetamol alınması, belirtileri azalana ya da kaybolana kadar hastanın iyi havalandırılabilen ayrı bir odada kalması, mümkünse ayrı bir tuvalet kullanması, evdeki diğer kişilerle aynı sofrada yemek yememesi, hastanın bakımının tek bir kişi tarafından üstlenilmesi, ağır hastalık için risk grubunda olanların bu görevi üstlenmemesi gibi öneriler getirildi.

Ayrıca, yatak başı, masa, kapı kolları, lavabo, musluk başlıkları, telefon ahizesi, uzaktan kumanda ve oyuncak gibi eşyaların günlük hayatta kullanılan deterjanlarla temizlenmesi, bunun için özel dezenfektanların kullanılmaması gerektiği belirtildi.

Hastaların kullandığı yemek kapları, havlu, çamaşır ve çarşaf gibi eşyaların ayrı yıkanmasına gerek olmadığı, yemek kaplarının bulaşık makinesinde ya da elde su ve sabunla yıkanabileceği bildirildi.

Hastanın kullandığı tuvalet ve banyonun temizliğinin evde kullanılan deterjanlarla günlük yapılması da önerildi.

Bakanlığın düzenlemesine göre ayrıca gebelerin yanı sıra doğum ya da düşükten sonraki 2 hafta içinde bulunan kadınlar da domuz gribi açısından risk grubunda bulunuyor. Şemada bu nedenle uygulanacak tedavi de buna göre belirlendi.

Ciddi hastalık belirtisi ve bulgusu olanlarla ağır hastalık için risk grubuna girenlere antiviral tedavi uygulanacak. Belirti bulunan gebelerle 2 yaşından küçük bütün çocuklarda da hemen antiviral tedaviye başlanacak.

Antiviral ilaç kullananlarda bulantı, kusma, kızarıklık, dil şişmesi gibi alerjik reaksiyonlar görülebileceği de belirtildi.

AA

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı